EDEBİYAT-ŞİİR

ZAMANDA TUTSAK KALMAK

Hayatı bir şekilde sürdürmeye çalışırken durakladığımız zamanları hatırlarız. Beklediğimiz süre zarfında kâğıdın sınırlarını, ötesine geçmek umuduyla keşfederiz. Zamansız hız alırken atladığımız ayrıntıları kıymık sayar, acısını yüreğimizde haykırır, bedenimize hapsederiz. Vakitsizce simamızda acıyı mekik gibi işleriz.

Duygular vücutta belirtisiz kalabilir mi? Umudu meraktan yorulmayan yaşam fonksiyonları olarak adlandırmak gerek. Çizgideki noktaların dağılmak için düz bir sırada beklediği gibi. “İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar” diyen Yahya Kemal’in umudunu sürdürmeliyiz şu hayatta. Yapraklardaki toz tanelerinin rüzgâra atlayışını izlemek çabamız ise insan suretinin siretini incelemeyle başlamak fazlasıyla kâfi gelebilir.

Hapsetsek umudu olanları, çilelerine zindanlar ağlar. Gizlediklerimizi açığa çıkarmak bedende herhangi bir semptoma neden oluyorsa asıl tutsak olan kimliklerimizdir. Ümitleri korkularda kelepçeleyen kendimiz miyiz yoksa. Umuttan kaçmak; hayalleri, geleceği, hayatı tutsak etmektir zamanda…

İsmet Özel’in dediği yerde miyiz?

***

“Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-Yaşama!
-Ya bileydim?
Yazar: Mıydım
Hiç: Şiir.”

Daha Fazla Göster

Ertuğrul Karakaya

Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Bazen yarınlar hiç olmayacak sanırız, hatıralarda “tutsak” kalırız. Bu yazı öyle zamanların sesi olmuş adeta. Kalemine sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu