EDEBİYAT-ŞİİR

BEYAZ TOZ

Odadaki kasvetli havanın içerisindeydi. Sessiz odada gözyaşları bir dere gibi çağlıyordu.  Hüznünün ağırlığı göğsünü sıkıştırıyor, nefesi daralıyor, sanki bir denizde boğuluyor hissi  oluşturuyordu. Hava almak için birden kalkıp pencerenin önüne geldi, perdeyi kenara çekip dışarıya  baktığında gözyaşları dindi, çığlık atmak istiyordu. Yüzüne çocuksu bir gülümseme geldi. Ahenk  içerisinde balkon demirlerine değen ondan sonra kaybolan kar tanelerinin yerine koyuyordu kendini.  Tekrar bir yerlere gitti, boğazı düğümlendi, ara sıra sessizliğe karşı mırıltılar duyuluyordu sadece.  Ağlama sebebini hatırlamıyordu, hatta bilmiyordu. Normal bir insan gibi davranmalıydı, ağlamak için  bir sebep yoktu. Nefes alışverişini kontrol ederek kendine gelip ağlamadığından emin olmak istiyordu.  

Etrafı beyaz bir örtüye büründüğünde mutfakta ekmek arıyordu. Ekmeği bulunca kocaman bir  ısırık aldı. Duvarların dahi üşüdüğü mutfakta içinin titrediğini, soğuktan ayaklarını hissetmediğini fark  edince soğuğa karşı son direniş içerisinde olan ılık odaya attı kendini. Sobanın kapağını açıp içine  baktı. Küllerin arasından göz kırpan ışıltılar vardı. Sobaya odun atınca ışıltılar sanki yüreğine dokundu.  Uykularını anne kucağı sıcaklığında geçirdiği kanepenin arkasına geçip pencere önüne tekrar  geldiğinde serçeler tam tekmil karşısında hizaya dizilmişti. 

Ekmek kırıntısı attıkça yüzündeki tebessüm artıyor ve kendini daha zinde hissediyordu.  Mutluluk çabalamayı gerektirdiğinden hüznünü bir kenara bırakması gerekiyordu. Kendine gelmesi  için sevgisini hatırlamalı ve de gülümsemeliydi. Hayat her şeyi zıtlarıyla önüne çıkarıyordu. Mutlu  sona ulaşmak için geri kalanı unutmaya çalışıyordu.  

Çabucak montunu giydi ve hızla merdivenlerden indi. Fazlasıyla soğuk olmasına karşın karın  üzerine uzandı, gökyüzüne baktı. Bembeyaz bir evrende buldu kendini. Aniden ayağa kalktı, o tarafa,  bu tarafa koştu, zıpladı; kartopu yaparak rastgele etrafa attı. Kocaman bir kardan adam yaptı. Beresini  onun kafasına taktı, kabanını ona giydirdi. Yalnızlığın ıstırabı ile aniden ona sımsıkı sarıldı. Az kalsın  kardan adamını yok edecekti. Sevgisinin böylesine bir sonuç doğuracağından korkmuştu. Korkunun ve  soğuğun etkisiyle titremeye başladı. Kesilen kahkahalarının sessizliğiyle eve yöneldi. Uykusu gelene  kadar pencereden kardan adamı izledi. Sabah kalktığında ise artık kar yağışı durmuş etraf buz  kesilmişti. Dışarıda in cin top oynuyordu. Bir iki gün hiç dışarı çıkmadı, kitapları ile yatıp kalktı. 

Kitaplarının arasında geçirdiği birkaç günün ardından yağan kardan bir türlü kartopu yapamıyordu, karlar birbirini tutmuyor, esen rüzgâr ellerindeki karı alıp uçuşturuyor, adeta bir toz  bulutuna dönüştürüyordu. Yaptığı kardan adam da beyaz bir bulutun içine uçuşup gitti. Bir yandan  kahkahalar atıyor, bir yandan da karşılaştığı durum onu hüzne itiyordu. O anda verilen emeklerin,  değerlerin toza dönüştüğü dünyayı tanımaya başlamıştı. 

Daha Fazla Göster

Ertuğrul Karakaya

Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?

İlgili Makaleler

8 Yorum

  1. Önce hüzünlendim sanki yazının içinde yalnız başıma kalmışım gibi hissettim ama sonra beyaz bir umut içime doldu sonu biraz buruk olsa da…Tüm soğuğuna rağmen karlı bir güne özlemim de arttı tabi 🙂 “Mutluluk çabalamayı gerektirebiliyor” bazen buradaki gibi insanın kendisi için bazense bir arkadaşın bir arkadaşa çabası gerekebiliyor. Kimsenin sarılmak için yaptığı kardan adamdan başka seçeneği olmayacak kadar yalnız kalmaması dileğimle… Yazarımızın emeğine sağlık, hoş bir kısa hikaye ve değerli mesajlar bırakmış bize

  2. Naif ruhunuz yazınıza yansımış adeta ve okurken içime bir umut doğdu. Kış sever bir insan olarak beni fazlasıyla mutlu eden bir yazıydı, betimlemeleri çok beğendim anı yaşıyormuş gibiydi. Ben çok başarılı buldum. Diğer yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık.

  3. Yüreğine sağlık çok güzel bir hikaye olmuş anneciğim çocukluğun gözümün önüne geldi.Karla oynarken ne kadar mutlu olduğunu kardan adama beren ve atkını taktığını unutamam☃️☃️ yolun açık olsun dualarım seninle

  4. Tebrik ederim Ertuğrul emeğine yüreğine sağlık. En çok ta en son cümlen beni cok etkiledi.Basarilarinin devamını dilerim.Allah yolunu açık etsin inşallah…

  5. Beyaz toz bulutunda üşümeyen sıcacık bir yüreğin var delikanlı. Sen sadece ormanı seyreden bir talip değil ağaç da diken bir gönül erenisin. Ey tabibliği talep eden genç! Hekimliğin sağlığımıza, kalemin de gönlümüze, yüreğimize şifa olur İnşallah. Bütün hekimlere ve hekim adaylarına selam ve dua ile…

  6. Gerçekten hikayenin içindeymişim de hatta o kişi benmişim gibi hissettirdin bu harika bir şey. Çok hoş bir hikaye olmuş.
    Kara duyduğum özlemi hatırlattın❄️☃️
    Devamını bekliyoruz böyle güzel hikayelerin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu